12.05.2020

Call of Duty sanat eseri ilan edildi


New York’ta bir mahkeme, oyun firması Activision’un Call of Duty’de Humvee ciplerin görüntüsünü kullanmasının, “Eğer gerçekçilik sanatsal bir üretim yapmak amacıyla uygulanıyorsa” ifade özgürlüğüne girdiğine hükmetti.


The Art Newspaper’da 13 Nisan 2020'de yayınlanan bir haberine göre New York’ta bir mahkeme video oyunlarının ‘sanat’ olduğu ve bu sebeple ABD Anayasası’nın temel özgürlüklerin tanımlandığı First Amendment (İlk Düzeltme) maddesi kapsamında koruma altında olması gerektiğine karar verdi.

Amerikan Humvee ciplerinin üreticisi AM General, Call of Duty oyununu yapan Activision firmasına marka imajına temellenen bir şikayetle dava açmıştı. Mart ayının sonunda açıklanan bu mahkeme kararıyla video oyunlarının sanat eseri olarak kabul edilmesi, oyun firmalarının sanatsal lisanslama konusunda daha özgürce üretim yapmasını sağlayacak.

2017’de açılan davada AM General, oyunda Humvee ciplerin kullanılmasının Call of Duty oyuncularının bu oyunun lisans sahibinin AM General olduğuna dair yanılgıya kapılmalarına neden olduğunu iddia etti. Ancak mahkeme kayıtlarına göre Bölge Hakimi George B.Daniels, oyunda sürekli Humvee markasının görünür olmasının gerekli olduğuna karar verdi: “Eğer gerçekçilik sanatsal bir üretim yapmak amacıyla uygulanıyorsa, bu durumda modern savaş oyunlarında bugünkü askeriyenin gerçekten kullandığı araçların görüntülerinin kullanılması bu amaca hizmet eder.”

BU İLK DAVA DEĞİL

Oyun firmaları daha önce de gerçek objelerin görüntülerini kullanmaları veya senaryoları yüzünden çeşitli davalara maruz kaldılar. 2000’li yılların başında, Brown V. Entertainment Merchants Association şiddet içeren video oyunlarının yasaklanması talebiyle dava açtığında, 2011 yılında verilen kararda bu mecrada yapılan üretimin ifade özgürlüğü sayılması gerektiği ve anayasa kapsamında koruma altında olması gerektiğine karar verildi.

2014 yılında askeri tedarik firması Mil-Spec Monkey, Call of Duty’de logoları kullanıldığı, bu sebeple de telif hakkı ihlali yapıldığına dair şikayetçi oldu. Call of Duty yapımcıları, video oyunlarının ifade özgürlüğü kapsamında koruma altında olduğu kararını içeren savunma metniyle, bu mesele mahkeme salonuna taşınmadan şikayeti düşürmeyi başarmışlardı.

Fikir ve sanat eserleri hukuku uzmanı avukat Leila Amineddoleh, “Bu karar emsal nitelik taşıyor. Bundan sonra diğer video oyunu üreticileri ve sanatçılar ürettiklerinin mahkeme tarafından sanat olarak kabul edilmesinden cesaret alarak kendilerini daha güçlü şekilde savunabilecekler” diyor.
Yine de video oyunlarının sanat eseri olarak kabul edilmesi, sanat dünyasında halen tartışılan bir konu. 2019’da Victoria&Albert Müzesi’nde açılan “Video oyunları: Tasarım/Oyun/Bozmak” başlıklı serginin baş küratörü Marie Foulston’a göre, “Video oyunlarının ticari satış objeleri olmaları açısından bir endüstri olduğundan bahsetsek bile bunları bir kültür ve yaratıcı ifade biçimi olarak değerlendirerek bunları tartışmaya yanaşmıyoruz.” Call of Duty’de gerçek askeri malzemelerin görüntülerinin kullanılmasının ifade özgürlüğü olup olmadığı konusunda kendisinin de tereddüt yaşadığını söyleyen küratör, “Bağımsız oyun firmaları ve sanatçılar açısından yasal bir koruma sağlayan, emsal bir karar alınmış olmasını önemsiyorum” diyor.

Bazı kültür kurumları, video oyunlarını sanat eseri olarak kabul etmek konusunda daha açık fikirli davranıyor. 2012’de New York MoMA’nın Pacman’i satın alması dikkat çekici bir gelişmeydi.
New York Times’da bu yılın başında yayınlanan bir habere göre video oyunları endüstrisinin hacmi giderek büyüyor. Bu yıl video oyun koleksiyoncularından oluşan bir kolektif, “az bulunan Super Mario Bros. Oyunu” için 100 bin dolardan fazla ödeme yaptı.