11.08.2020

Müze yazılarım

 Aşağıdaki listede 2010-2019 arasında yurt dışında gezdiğim müzelere dair, son dönemde Gazete Duvar'da yayınlanan yazılarım yer alıyor. Bunların PDF'lerini Academia'ya yükledim. 

Düzenli bir seri olsun diye birkaç müze yazısı daha yazmayı düşünüyordum ama Zeugma Mozaik Müzesi çalışanı Merve Kaçmış’ın intiharının ardından, müzeciler envanter sisteminin eskiliğinden şikayet edebilme cesaretini bulabildiklerinde, yurt dışındaki müzeler hakkında yazmayı bıraktım. Daha envanterler dijitale aktarılmamışken tasarımdan bahsetmenin sırası mı?

Daha önce bu adreste Wordpress altyapısı kullandığım dönemde yayınladığım yazılarıma, son yıllarda akademik makalelerde atıf yapıldığına rastlıyorum. Bunun yapılmamasına dair yıllar önce de uyarı yazmıştım ama o uyarı, daha önce server taşınırken silinip giden yazılarımda kalmış. Blogspot'a geçince eski sayfalar silindiği için başkalarının makalelerinde verilen benim siteme ait linkler, "kırık link" oldu, bu yüzden özür dilerim. Geçen yıl yurt dışına çalışmaya gittiğimde, sitemin yer aldığı server'dan çıkmam gerektiğinde, içeriği yeni bir server'a transfer edip tekrar site kurmakla uğraşmamak için domain'imi Blogspot'a taşımıştım, tamamen üşengeçlikten... Bir de vakitsizlikten. Riski göze alarak.


Risk diyorum çünkü Türkiye, AKP iktidarı sırasında Wordpress.com’un, YouTube’un, Myspace’in, Lastfm’in ve Blogspot’un bile komple kapatıldığını gördü. 2011’de, kaçak futbol maçı yayını yapılıyor diye Blogspot'u komple kapamışlardı. O dönemde ana akım medya, reklamvereninin bu tavrını eleştirmemişti. Biz ise ‘blogumadokunma’ diyerek yırtındık. Daha öncesinde, YouTube sansürleri başladığında "Sansürün uzun vadede bize çok zararı olur" diye benimle birlikte yırtınan sadece birkaç reklamcı vardı. O dönemde çalıştığım reklam sektörü dergisinde, reklamcıların sansürün zararlarını anlattığı yazılarını yayınlamıştık. Reklamcılar anlatınca belki devlet dinler diye umarak. 2011’de blogların tamamına engel getirildiğinde, buna tepki göstermek konusunda biraz daha kalabalık olmuştuk ama yetmedi. Sektör profesyonellerini bile dinlemedi bu iktidar. Sansür konusunda artık global raporlarda, sondan kaçıncı olduğumuzu sayıyoruz. Sansüre vaktinde karşı çıkmayan ana akım medya patronu ise tüm holdinginin başkasına devredilmesine boyun eğmek zorunda kaldı.


Son dönemde Blogspot iktidarın gündeminde olmadığından, Blogspot'un bedava altyapısını tercih ettim geçen sene. Blogspot'u tekrar kapatırlarsa keyifleri bilir. En azından artık sansüre karşı çıkmak gerektiğine dair bir toplumsal bilinç oluştuğuna güveniyorum. 


Makalelerinizde referans verdiğiniz eski yazılarımı, yeniden bu siteye yüklesem bile yine de linkleri değişmiş olur. Bundan sonra referans için Academia linklerini verirseniz bence daha iyi olur. Ben bu siteyle yapboz gibi oynayıp duruyorum, vaktim oldukça. Kafama eserse bambaşka bir şey yaparım, linkler yine gidebilir. Ya da belki yine Blogspot kapanır. Kim bilir…


Bu müze izlenimlerimi, Türkiye’deki müzecilerin ilham alması ve insanları müze gezmeye teşvik etmek amacıyla yazmıştım. Halbuki müze çalışanı bir arkeolog, eksik envanter için 2020’nin başında intihar etti. Meğer memlekette müzenin tasarımından önce, envanteri dijitale aktarma sorunu varmış! Bu intiharın haber olduğu haftada, müzelerle ilgili yazmayı bu yüzden bıraktım desem yalan olmaz. Müze çalışanı bir insanın intihar etmesi… Böyle bir şey dünya tarihinde bile yok. Ben böyle bir örnek bilmiyorum, gerçekten. Bu intihara kalbime bıçak saplanmış gibi üzüldüm. 18 senedir “yol yaptık, metro yaptık” diye övünen iktidar, sürekli artan müze sayısına rağmen, envanterleri hiç düzeltmemiş, kontrol etmemiş… Artık eksik envanter, gencecik bir insanın onur meselesine dönüşmüş! Bu intihara o kadar üzüldüm ki benden Halet Çambel hakkında yazı istediklerinde, onun yaşam öyküsünü Merve Kaçmış’ınkiyle birleştirerek yazdım, iktidara hesap sorarcasına sert bir üslupla, kimseye hakaret etmeden. O yazıyı gece yazarken hüngür hüngür ağlamıştım. Birkaç hafta sonra yazımın dergide yayınlandığı halini gördüğümde, nasıl bir öfkeyle yazdığımı fark edince kendi yazdığım yazıyı okurken yine gözlerim doldu. Dünya Emekçi Kadınlar Günü anısına yayınlanmış, kadınlara cesaret veren yazılar içermesi planlanmış bir dergide, öfkeyle yazılmış tek yazı benimkiydi. Temmuz ayında müfettişlerin yaptığı sayımda gerçekten envanterde eksik çıkması ise ortada gerçekten çok büyük bir problemin olduğunu gösteriyor. 


Ancak halen memleketin gündeminde Fatih’in kimin yaptığı belli olmayan, sadece üslup olarak Bellini Atölyesi’ne atfedilen bir resminin “Bellini eseri” olarak medyada yanlış şekilde sunulması, zar zor ayakta duran Ayasofya’nın Atatürk’ü hiçe sayarak fetih hakkı diye camiye çevrilmesi, ‘korona partisi’ne dönüşen Ayasofya açılışına katılan milletvekillerinin sırayla koronaya yakalanması var. İktidarın gerçek sorunlarla ilgilenmesini artık beklemiyorum ama ana muhalefet partisi de ondan farklı değil.


Umarım, bundan sonra bu pandemiden ders çıkarıp sadece insan olduğumuz bilinciyle hareket ederiz ve bir eseri hangi milletin yaptığıyla ve onu kimin fethettiğiyle uğraşarak siyaset üretmek yerine, elimizdekileri bilimsel şekilde, bütün insanlığın yararına olacak haliyle geleceğe taşımaya çalışırız. Sansür konusunda toplumsal bilince ulaşmamız 10 yıldan fazla sürdü… Sanatın siyasi propagandadan kurtulduğunu görmeye de ömrüm yeter umarım.


Ben artık, ne zaman, nereye, ne yazdığımı unutmuş vaziyetteyim, internette arama sonuçlarında görünce ne yazdığımı hatırlıyorum. Kendi söküğünü dikemeyen terzi böyle olunuyormuş demek ki. Tamamen yorgunluktan. :) Elimde PDF’i olan eski işlerimi Academia’ya arşivledim. 


Yazılarıma akademik anlamda atıf yapanlara teşekkür ederim. ;) 


İstasyondan müzeye: Orsay, Gazete Duvar, 09 Kasım 2019

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2019/11/09/istasyondan-muzeye-orsay/

https://www.academia.edu/40996564/%C4%B0stasyondan_m%C3%BCzeye_Orsay

Sofya’da sosyalist sanat müzesi, Gazete Duvar, 16 Kasım 2019

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2019/11/16/sofyada-sosyalist-sanat-muzesi/

https://www.academia.edu/40996589/Sofya_da_sosyalist_sanat_m%C3%BCzesi_Melishan_Devrim

Berlin’de Doğu Almanya Müzesi, Gazete Duvar, 24 Kasım 2019

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2019/11/24/berlinde-dogu-almanya-muzesi/

https://www.academia.edu/41104170/Berlin_de_Do%C4%9Fu_Almanya_M%C3%BCzesi_Melishan_Devrim

Sanki Dali sizi yanına çağırıyor..., Gazete Duvar, 8 Aralık 2019

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2019/12/08/sanki-dali-sizi-yanina-cagiriyor/

https://www.academia.edu/41293365/Sanki_Dali_sizi_yan%C4%B1na_%C3%A7a%C4%9F%C4%B1r%C4%B1yor_Teatre_Museu_Dal%C3%AD_Figueres

Prag’da Kübizm Müzesi ve kübist mimari, Gazete Duvar, 14 Aralık 2019

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2019/12/14/pragda-kubizm-muzesi-ve-kubist-mimari/

https://www.academia.edu/41345610/Prag_da_K%C3%BCbizm_M%C3%BCzesi_ve_k%C3%BCbist_mimari_Melishan_Devrim

Üsküp’te Osmanlı hamamında müze, Gazete Duvar, 29 Aralık 2019

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2019/12/29/uskupte-osmanli-hamaminda-muze/

https://www.academia.edu/41470514/%C3%9Csk%C3%BCp_te_Osmanl%C4%B1_hamam%C4%B1nda_m%C3%BCze_Melishan_Devrim

Zagreb’de müzeden kayarak çıkmak, Gazete Duvar, 5 Ocak 2020

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2020/01/05/zagrebde-muzeden-kayarak-cikmak/

https://www.academia.edu/41657716/Zagreb_de_m%C3%BCzeden_kayarak_%C3%A7%C4%B1kmak_Melishan_Devrim

Vapurla gidilen müze: Venedik Guggenheim, Gazete Duvar, 20 Ocak 2020

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2020/01/20/vapurla-gidilen-muze-venedik-guggenheim/

https://www.academia.edu/41811267/Vapurla_gidilen_m%C3%BCze_Venedik_Guggenheim_Melishan_Devrim